ABD’nin eski Başkanı Donald Trump, Amerikan medya kuruluşlarını İran ile ilgili haberler yüzünden açıkça ihanetle suçlayıp yargılanmakla tehdit etti. Trump, önde gelen ABD ağlarının kasıtlı olarak 'YAPAY ZEKA ile ÜRETİLMİŞ SAHTE HABER' yaydığını ve İran çıkarlarıyla iş birliği yaptığını iddia etti.
Trump'ın medya ile gerginliği başkanlığı döneminde doruğa çıktı ve İran gibi küresel kriz noktalarında tekrar tırmandı. Bu çatışma, ABD’de seçimler yaklaşırken bilgi alanının giderek kutuplaştığının işareti olarak öne çıkıyor.
Küresel önemi büyük. Bir nükleer süper gücün lideri, iç medyayı açıkça ihanet ve yabancılarla iş birliğiyle suçluyor; bu gelişme, sadece basın özgürlüğü ve demokratik denetimler için değil, ABD’nin Körfez’deki caydırıcılığı için de ciddi riskler oluşturuyor. ABD’nin içindeki kaos, İran, Rusya ve Çin gibi rakipleri teşvik edebilir.
Kilit aktörler arasında Trump, ulusalcı kitleyi harekete geçirmeyi ve muhalifleri itibarsızlaştırmayı amaçlıyor. Medya ise bağımsız haberciliğini savunurken artan tehditlerle karşı karşıya. Bu söylem aynı zamanda istihbarat ve savunma kurumlarına da bir gözdağı niteliğinde.
Trump, söz konusu haberlerin yapay zeka aracılığıyla üretildiğini öne sürerek bilgi savaşının boyut değiştirdiğini kaydetti. CNN, NBC ve ABC gibi önde gelen kanallar hedef alınırken, ABD tarihinde medyaya karşı ihanet suçlaması emsalsizdir. Yasal olarak, ihanet suçunun tanımı son derece dardır.
Bu çıkışın kısa vadede ABD’de siyasi şiddeti ve kurumlara güvensizliği artırması bekleniyor. Yüksek güvenlik tehdidi sırasında basına karşı cezalandırıcı çağrılar, otoriter tedbirlerin önünü açabilir; bu durum yabancı aktörler tarafından dezenformasyon ve siber saldırılar için kullanılabilir.
Tarihte benzer örnekler McCarthy dönemi veya Nixon’ın gazetecilere baskısıdır; fakat, doğrudan ihanetle suçlama ve yapay zeka vurgusu yeni bir dönem açıyor. 11 Eylül sonrası dönemde ABD istihbaratının siyasallaşması dünya genelinde bilgi güvenilirliğini aşındırdı.
GTAC olarak; yetkililerden yasal adım gelir mi, medya kuruluşlarına karşı somut bir soruşturma başlar mı izlenmelidir. İran, Rusya gibi aktörler ABD’deki bu krizi dış propagandalarında yoğun olarak kullanabilir. Adalet Bakanlığı açıklamaları, basın birliklerinin tavırları ve seçim dönemine denk gelen bilgi manipülasyonları kritik göstergeler olarak takip edilmelidir.




