16 Mart’ta Pakistan’ın Kabil’deki bir uyuşturucu rehabilitasyon merkezine düzenlediği hava saldırısında en az 411 kişi hayatını kaybetti. Ölenler arasında hastalar ve personel olduğu bildirildi. Bu, Afganistan başkentindeki son yılların en ölümcül saldırılarından biri olarak kayda geçti.
Afgan yetkililer ölü sayısını doğruladı, Birleşmiş Milletler kaynakları ise 250’nin üzerinde ölüm ve çok sayıda kişinin kayıp olduğunu teyit etti. Kurbanlar arasında sıradan tedavi gören vatandaşlar vardı; bu durum hem Afganistan hem de uluslararası toplumda öfkeye neden oldu.
Bu saldırı, Pakistan ile Afgan militanlar arasındaki sınır ötesi askeri hareketliliğin sivillere verdiği kalıcı riski ortaya koyarak Kabil’de devam eden insani ve güvenlik krizini şiddetlendirdi. Olay, çatışma bölgelerinde sivil korumanın ne kadar zayıf olduğunu gösteriyor.
Hedef alınan rehabilitasyon merkezi, uyuşturucu bağımlılığından kurtulan hastalarla doluydu; bu hassas tesisin yok edilmesi, uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadele ve savunmasız grupların desteklenmesi çabalarını sekteye uğrattı. Yüksek kayıp sayısı ya istihbarat hatası ya da sivillere yönelik takdir edilemez bir dikkatsizliği yansıtıyor.
Kurbanların aileleri, oğlu öldürülen Afgan anne Samira Muhammadi dahil, faillerden hesap sorulması için uluslararası soruşturma talep ediyor. Saldırı, Pakistan ile Afganistan arasındaki gerilimi artırdı; küresel aktörlerin müdahalesi olmadan tansiyon daha da yükselebilir.




