Pakistan-Kabil Hava Saldırısı Sivil Kayıp Krizini Tetikledi
KÜRESEL POLİTİKA

Pakistan-Kabil Hava Saldırısı Sivil Kayıp Krizini Tetikledi

Fotoğraf: FRANCE24
GÜNEY ASYA
YÖNETİCİ ÖZETİ

Pakistan’ın Kabil’e düzenlediği hava saldırıları, yüzlerce sivilin öldüğü iddialarıyla ciddi bir diplomatik kriz yaratmakta. Bu gerilim, nükleer silahlı komşular arasında bölgesel istikrarsızlık riskini artırmakta.

Pakistan, 'askeri tesisler ile terör destek altyapısı'na odaklandığını iddia ederek Kabil’de hava saldırıları düzenledi. Afgan yetkililer ise sivil dolu bir hastanenin vurulduğunu ve yüzlerce kişinin öldüğünü açıkladı. Bu gelişme, iki nükleer kapasiteli komşuyu ciddi bir kriz noktasına taşıdı ve bölgesel güvenlik açısından derin sonuçlar doğurdu.

İslamabad ile Kabil arasındaki ilişkiler, Taliban’ın 2021’deki yönetim değişiminden ve sınır ötesi saldırıların artmasından bu yana gergin. Pakistan, özellikle Pakistan Talibanı (TTP) kaynaklı saldırıları gerekçe göstererek daha önce Afganistan’a yönelik operasyonlar yapmıştı. Ancak, bu son olay, Taliban sonrası dönemde en yüksek sivil kayıp iddiasını içeriyor.

Yaşananlar, Batı Güney Asya’da istikrarsızlık, her iki yönetimde de meşruiyet krizleri ve tırmanma riski taşıyor. Büyük sivil kayıpları, hem Taliban hem Pakistan yönetimine tepkiyi artırmakta. Bu durum, bölgedeki komuta-kontrol zafiyetlerini ve yanlış hesaplamalarla doğrudan çatışma riskini öne çıkarıyor.

Pakistan, saldırılarını terörle mücadele gerekçesiyle savunsa da; stratejik hedefleri arasında Taliban’ı TTP’ye karşı harekete zorlamak da var. Kabil ise bu saldırıları egemenlik ihlali kabul ederek meşruiyet artırma ve kamuoyuna karşı güçlü bir yanıt arayışında. Karşılıklı güvensizlik, iddiaların silsileye dönüşmesini kolaylaştırıyor.

Operasyonel detaylar tartışmalı: Pakistan, hassas güdümlü mühimmat ve belirli TTP hedeflerinin kullanıldığını savunuyor. Afgan tarafı ise bir uyuşturucu tedavi hastanesinin sivillerle beraber yıkıldığını bildirdi. Yerel kaynaklardan teyit edilmemiş, yüksek sivil kaybı raporları var.

Kısa vadede, Afganistan’da anti-Pakistan eylemlerinde artış ve Taliban içinde misilleme seslerinin yükselmesi bekleniyor. Olası tırmanma vektörleri ise sınır çatışmaları, karşılıklı hava topçu saldırıları ve doğrudan askerî cephelerin oluşması. Çin, İran ve Rusya gibi bölge aktörleri gelişmeleri yakından izliyor.

Olay, 2011’deki NATO’nun Pakistan’a yönelik ölümcül saldırısı ve geçmişteki Pakistan-Afganistan çatışmalarındaki sivil kayıplı olayları anımsatıyor. Geçmişte bu tür krizler karşılıklı şiddetin tırmanmasına yol açmıştı.

İleriye dönük olarak; Pakistan’da sınır alarmı, Afgan askeri hareketliliği, artan protestolar ve dış aktörlerin diplomatik müdahaleleri istihbarat açısından izlenmeli. Tekrarlanan hava/artileri saldırıları, krizden sürdürülebilir bir çatışma dönemine geçişin göstergesi olabilir.

KAYNAK İSTİHBARATI