İran’da devam eden savaş hızlanırken, Irak tekrar iç çatışma riskiyle karşı karşıya kalmıştır. Daha önce ABD ve İran yanlısı gruplar arasında dengede durmayı başaran Bağdat, bu dengeyi kaybetmek üzere ve mezhep temelli yeni bir şiddet dalgası tehlikesi var. Bu durum, bölgenin kırılgan istikrarını ciddi şekilde tehdit etmektedir.
Tarihi olarak Irak, bölgeyi etkileyen güçler arasında hassas bir denge kurarak, uzun süren çatışmalardan sonra nispeten sakin bir ortam sağlamıştı. Ancak İran’daki savaş patlak verdikten sonra, bu denge zorlanmakta ve Irak yeniden vekalet savaşlarının merkezi olabilir tehlikesi doğmaktadır.
Stratejik açıdan Irak’ın iç karışıklıklara sürüklenmesi, sadece ülkenin kalkınmasını değil, Orta Doğu güvenlik mimarisini de iflas ettirir. ABD ve diğer küresel aktörlerin bu karmaşık ortamda politikalarını yeniden gözden geçirmesi gerekecek ve bölgesel gerilimler tırmanacaktır.
Operasyonel olarak, İran yanlısı milislerle ABD destekli güçler arasındaki çatışma riski artıyor. Milisler arasındaki çatışmalar, suikastlar ve sabotajlar yükselirken, Bağdat’ın güvenlik güçleri bu karmaşık ortamda düzeni sağlamakta zorlanacaktır.
Gelecek perspektifinde, uluslararası toplum Irak’taki kötüleşen güvenlik durumuna hazırlıklı olmalıdır. Vekalet çatışması kontrol altına alınmazsa yeni bir şiddet döngüsüne ve insani krizlere yol açabilir. Irak’ın istikrarı bölgesel barış ve savaşın yayılmasının engellenmesi açısından kritik önemdedir.




