Nükleer Yayılma Zorlukları
Nükleer silahların yayılması, küresel güvenliğin en kritik sorunlarından birini oluşturmaya devam etmektedir. Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'nın (NPT) yürürlüğe girmesinden bu yana birçok ülke nükleer kapasiteden vazgeçmiş olsa da Hindistan, Pakistan, İsrail ve Kuzey Kore gibi devletlerin antlaşmanın dışında kalması; çok taraflı çerçevenin temel bir sınırını gözler önüne sermektedir.
Kuzey Kore nükleer programı, bölgesel ve küresel güvenlik açısından süregelen bir tehdit olmayı sürdürmektedir. Pyongyang; çoklu bağımsız olarak hedeflenebilir savaş başlıkları taşıma kapasitesine sahip kıtalararası balistik füzeleri kapsar biçimde küçültülmüş nükleer başlık kapasitesini geliştirmiştir. Müzakere, yaptırım ve tehdit kombinasyonunu içeren diplomatik sürecin bugüne kadar somut bir nükleer silahsızlanma adımı üretmemesi, bu sorunun ne denli inatçı bir nitelik taşıdığını gözler önüne sermektedir.
İran nükleer programı da kritik bir endişe kaynağı olmayı sürdürmektedir. Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (JCPOA) 2018'de çöküşünden bu yana İran, uranyum zenginleştirme kapasitesini nükleer silah üretiminin eşiğine yaklaşan seviyelere çıkarmıştır. Hindistan ile Pakistan arasındaki nükleer ikilemin olası kademeli tırmanması, dünya coğrafyasının en yoğun nükleer silaha sahip bölgelerinden birinde tehlikeli riskleri barındırmaktadır.