Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın Mayıs ayında Çin ziyareti sonrasında Pekin’de bulunması planlanıyor. Bu, Pekin’in çok taraflı bir zirve dışında aynı ay içinde iki lideri ağırladığı ilk kez olacak.
Trump’ın ziyareti 14-15 Mayıs tarihlerine ayarlanırken, hemen ardından Putin Pekin’e gelecek. Çinli analistler bu ardışık ziyaretleri Pekin’in Washington ve Moskova ile ilişkilerini güçlendirmek amacıyla küresel jeopolitik gerilimler artarken bilinçli bir strateji olarak değerlendiriyor.
Çift ziyaretler, Çin’in uluslararası diplomaside yükselen iddiasını gösteriyor ve Pekin’i ABD ile Rusya arasındaki rakiplikleri yönetebilen kritik bir arabulucu olarak konumlandırıyor. Liderlerin ayrı ayrı fakat ardışık ziyaretleri Çin’in iki rakip kamp arasında nüfuzunu arttırmasını sağlıyor.
Operasyonel olarak, ziyaretten önce üst düzey ticaret, güvenlik ve bölgesel çatışmalar üzerine görüşmeler planlanıyor. Çin’in çok taraflı ortamlardan ziyade ikili görüşmeleri tercih etmesi, büyük güçlerle kendi şartlarında ilişkiler kurma taktiğini ortaya koyuyor.
Önümüzdeki dönemde bu ziyaretler Avrasya’da üçlü dinamiği şekillendirip ABD-Rusya gerilimini azaltabilir veya tersine, Pekin’in jeopolitik avantajını iki güç arasında denge kurarak derinleştirmesine zemin hazırlayabilir. Pekin, hızlanan küresel kargaşa ve değişen ittifaklara karşı konumunu dikkatle ayarlıyor.
