ABD, İran’ın nükleer tesislerine karşı tehdit ve hazırlıklarını artırdı. Bu, Washington’un Tahran’ın nükleer programını askeri yollarla durdurmayı amaçladığı kritik bir eşik. Uzmanlar, bu durumun zaten gergin olan Orta Doğu’da çatışmayı büyütebileceği uyarısında bulunuyor.
İran’ın nükleer programı uzun süredir ABD ve müttefikleri için bir güvenlik tehdidi. JCPOA gibi uluslararası anlaşmalara rağmen diplomatik tıkanmalar ABD’yi zorla müdahaleyi düşünmeye itti. İran ise programının barışçıl olduğunu savunuyor, bu da gerilimi artırıyor.
Stratejik olarak İran’a yapılacak saldırı Tahran’ın programını geriletmenin yanında bölge güvenliğini de sarsar. Bu durum, İran, vekilleri, İsrail ve Körfez ülkeleri arasında militan çatışmaları tetikleyebilir. Bu, Washington’un nükleer tehdidi sert güçle sınırlamaya hazır olduğunu gösteriyor.
İran’ın tesisleri binlerce santrifüjle uranyum zenginleştirebilir. Saldırı, hassas istihbarat, hava veya füze darbeleri gerektirir ve İran’ın misilleme riskini artırır. Operasyonel karmaşıklık geniş çaplı çatışma ihtimalini yükseltiyor.
Saldırı gerçekleşirse program geçici olarak durdurulabilir ama yeni şiddet döngülerini başlatır. Küresel güçler, Washington’un gerilimi artırışını endişeyle izliyor ve bu Orta Doğu’ya yeni bir güvenlik aşaması getirebilir.




