ABD ve İsrail, İsfahan'daki Uranyum Bunkerine Baskını Tartışıyor
SÖZLEŞME

ABD ve İsrail, İsfahan'daki Uranyum Bunkerine Baskını Tartışıyor

Fotoğraf: Global Defense Corp
ORTA DOĞU
YÖNETİCİ ÖZETİ

ABD ve İsrailli yetkililer, İran’ın İsfahan'da yeraltı tünellerinde sakladığı 460 kg silaha yakın zenginleştirilmiş uranyumu ele geçirmek için yüksek riskli bir özel operasyon olasılığını ciddi şekilde tartışmakta. Böyle bir adım, hem bölgesel çatışmayı tetikleme hem de küresel nükleer anlaşmaları yıkma riski taşıyor.

Washington ve Tel Aviv’de üst düzey yetkililer, İran'ın İsfahan nükleer tesisindeki tünel komplekslerinde derinlerde saklanan 460 kg silaha yakın zenginleştirilmiş uranyumu ele geçirmek için ortak bir özel kuvvetler operasyonunu ciddi şekilde değerlendirmekte. Her iki tarafın askeri ve istihbarat planlayıcıları arasında yoğun tartışmalara sahne olan bu senaryo, İran’ın 11-15 nükleer savaş başlığına yetecek malzemeye ulaşmasını engellemek için şimdiye kadar atılmış en ciddi adım olabilir.

İran’ın nükleer programı üzerindeki gerilimler yirmi yılı aşkındır sürmekte. İsrail’in askeri müdahale tehditleri ve Batı dünyasının dalgalı diplomatik yaklaşımları defalarca gündeme geldi. Son tartışmalar, nükleer müzakerelerin çökmesinden ve İran’ın gizlilik içinde silah kalitesine yakın seviyelere zenginleştirme hızını artırmasından sonra alevlendi. İsfahan’daki korumalı altyapı, İran’ın nükleer varlıklarını hava saldırısı ve sabotajdan korumak için yıllardır yaptığı hazırlıkların sonucu.

Fiziki bir baskınla zenginleştirilmiş uranyumun ele geçirilmesi uluslararası nükleer normları yıkacak bir emsal teşkil eder. Operasyonun başarısızlığı, ABD ve İsrail hedeflerine karşı İran’ın derhal ve doğrudan misilleme yapmasına yol açabilir; Körfez’de enerji ve nakliyeye yönelik saldırılar zinciri başlatabilir. Hesaba katılması gereken riskler arasında geniş ölçekli bölgesel savaş ihtimali de var.

Amerikan ve İsrail liderleri nükleer silahlara karşı ‘birlik’ mesajı verse de, gerçek motivasyonları farklılık gösteriyor. İsrail için bu hamle, İran’ın nükleer eşikten geçmesini engellemek adına varoluşsal bir hamle. ABD için ise Orta Doğu’daki müttefiklerinde güven tesis etme ve Suudi Arabistan, Türkiye, Mısır gibi ülkelerin nükleer yarışını dizginleme çabası. Her iki ülke de bu operasyonu ancak son çare olarak ele almakta olup İran’ın karşı kapasitesini hafife almıyor.

İsfahan Tesisi, katmanlı beton zırh, modern hava savunmaları ve IRGC Kudüs Gücü’nce korunmakta. %60’a kadar zenginleştirilen 460 kg uranyum, birkaç ham nükleer cihaz yapacak kapasitede. Komplekse sızmak için gizlilik, elektronik harp önlemleri ve tehlikeli şartlarda hızlı kaçış gerekmekte.

Operasyon başlarsa, İran hızlı bir şekilde Irak, Suriye, Lübnan’daki vekil milisleri harekete geçirebilir, ABD ve İsrail diplomatik noktalarını hedef alabilir ya da Hürmüz Boğazı’nı kapatabilir. İran ayrıca Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’ndan (NPT) çekilebilir ve gizli nükleer silah üretimini hızlandırabilir. Petrol fiyatlarında ve küresel piyasalarda sarsıcı dalgalanmalar yaşanabilir.

Geçmişte benzer örnekler İsrail’in 1981’de Irak Osirak reaktörünü, 2007’de Suriye nükleer tesisini vurmasıdır ancak bunlar yer üstü tesislerdi. Hiçbir özel operasyon, böylesi korunaklı bir yeraltı bunkerinden zenginleştirilmiş uranyum çalmayı denemedi. Riskler emsalsizdir.

Yakında bölgede ABD ve İsrail askeri hareketliliğinde artış, İran’da olağanüstü hazırlıklar veya Rusya ile Çin'den diplomatik alan açma çabaları gözlenebilir. İsfahan’da sivil hareketlilikte ani değişiklikler, sıra dışı hava trafiği veya elit birliklere olağandışı emirler istihbarat açısından gösterge olacaktır.