Şam yakınlarındaki Joussieh sınır kapısında binlerce Suriyeli mülteci, İsrail’in Hizbullah hedeflerine yönelik yoğun hava saldırıları nedeniyle Lübnan topraklarından kaçıyor. Yıllarca Lübnan’da sürgünde olan bu mülteciler, ülkeleri yıkılmış ve yoksulluk içinde olmasına rağmen Suriye’ye geri dönmek zorunda kalıyor. Aileler ve çocuklar, sınır geçişi için saatlerce bekliyor.
Lübnan, İsrail’in Hizbullah’a karşı saldırılarını artırdığı kritik bir çatışma alanı haline geldi. Sivil yerleşimlerin içinde konuşlanmış Hizbullah üslerine yapılan saldırılar, bölgedeki mülteci nüfusunu doğrudan etkiliyor. Suriye, yıllardır süren yıkım ve ekonomik çöküşle mücadele ederken, nüfusun yüzde 90’ı yoksulluk içinde hayatta kalmaya çalışıyor.
Stratejik olarak İsrail, Hizbullah’ın askeri kapasitesini zayıflatmak amacıyla devam eden hava operasyonları düzenliyor. Hizbullah ise gömülü istihbarat ve silah ağlarıyla gücünü korumaya çalışıyor. Zorunlu geri dönüşler, Lübnan ile Suriye arasındaki güvenlik, insani ve bölgesel dinamiklerin hassas dengesini açığa çıkarıyor.
İsrail’in saldırılarında, hassas güdümlü mühimmatlar, roket depoları, karargahlar ve silah üretim tesisleri hedef alınıyor. Saldırılar, insani alanlara yakın bölgelerde gerçekleştiği için sivil kayıplar artıyor. Geri dönen mültecilerin çoğu Lübnan’ın güney bölgelerindeki kamplar ve kentlerden geliyor.
Gelecekte, bu kitlesel mülteci dönüşü, Suriye yönetiminin sınırlı kaynakları ve iç savaşın yarattığı yıkımla karşı karşıya kalmasını yoğunlaştıracak. Bölgedeki gerilimlerin tırmanması, İsrail-Hizbullah çatışmasının yayılma riski ve ek mülteci dalgaları, Levant bölgesindeki istikrarı ciddi şekilde tehdit ediyor.
