Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Irak, Ortadoğu’nun kritik enerji güzergahı Hürmüz Boğazı’nı aşmak için üç büyük petrol boru hattının kullanımını hızlandırdı. Bu hatlar, küresel ham petrol sevkiyatlarının yüzde 20’sini taşıyan dar boğazdaki siyasi riskleri azaltmak amacıyla inşa edildi.
Hürmüz Boğazı, İran ve Batı donanmaları arasındaki çatışmalar da dahil olmak üzere bölgesel gerilimlerin merkezi olmayı sürdürüyor. Bölge ülkeleri genellikle petrol tankerlerini bu deniz yoluyla gönderiyor ve bu yüzden rota bloke edilirse, enerji piyasaları ciddi şekilde sarsılır.
Riyad, Abu Dabi ve Bağdat’ın boru hattı kapasitelerini artırması, deniz yolundaki riskleri azaltarak petrol ihracatını kesintisiz hale getiriyor. Kara altyapıları, askeri çatışmalara karşı daha güvenli, daha hızlı ve daha maliyet etkin bir rota sunuyor.
Başlıca projeler arasında Suudi Arabistan’ın Garp-Doğu Boru Hattı, BAE’nin Habşan-Fücayra Boru Hattı ve Irak’ın Kerkük-Ceyhan Boru Hattı yer alıyor. Suudi hattı günde 5 milyon varilden fazla petrol taşıyor. BAE hattı 1,5 milyon varile yakın kapasiteye sahip. Irak hattı ise kuzey petrolünü Türkiye’nin Akdeniz limanına ulaştırıyor.
Bu stratejik gelişmeler, Körfez ülkelerinin enerji ihracatlarındaki bağımsızlığını artırırken, transit bölgeleri üzerindeki gerilimi de tetikliyor. Bu boru hatları, Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemini azaltarak bölgedeki güç dengelerini değiştirebilir.
