İran, ABD’den gelen sert tehditle karşı karşıya. ABD Başkanı Trump’ın belirlediği son tarihe kadar Hürmüz Boğazı'nı serbest bırakmazsa, İran’ın elektrik santralleri ve önemli köprüleri doğrudan hedef alınacak. Bu tehdit, bölgedeki gerilimi tırmandırıyor.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin büyük bölümünün geçtiği stratejik bir nokta. İran daha önce yaptırımlara karşı misilleme olarak boğazı kapatma tehdidinde bulunmuş, bu da Körfez’de tansiyonu artırmıştı. ABD’nin boğazın açılmasını şart koşması, İran’ın bölgedeki en önemli kozunu hedef alıyor.
ABD’nin sivil altyapıya saldırı tehdidi, ekonomik zararı ve iç karışıklığı artırmayı amaçlayan sert bir tırmanma anlamına geliyor. Bu tür saldırılar, bölgesel güvenlik için ağır sonuçlar doğurabilir ve İran’ın askeri veya asimetrik yanıtını tetikleyebilir.
İran’ın enerji altyapısı, büyük şehirler ve sanayi için kritik önem taşıyan termik ve hidroelektrik santraller ile ülke içi lojistik ve hareketlilikte anahtar rol oynayan köprüleri kapsıyor. Bunların hedef alınması ekonomiyi felç eder, halkı zor durumlara sokar ve rejimin kontrolünü zayıflatır.
Durumun hızla sıcak çatışmaya dönüşme riski bulunuyor. Uluslararası aktörler gelişmeleri yakından takip ediyor. Hürmüz Boğazı’ndaki herhangi bir kesinti, sadece Körfez ülkelerinin değil, küresel petrol arzının ve bölge güvenliğinin dengesini tehlikeye atar.




