Hint bayraklı iki tanker, toplam 92.000 metrik ton sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) ile İran’ın BAE tesislerine yeni saldırılar düzenlediği sırada, yüksek riskli Hormuz Boğazı’ndan geçti ve Gujarat limanlarına ulaştı. Bu sevkiyat, küresel enerji tedarik hatlarının Körfez’deki tırmanmadan ne kadar etkilendiğini gösterdi.
Geçiş, aylar süren bölgesel deniz güvenliği krizlerinin gölgesinde gerçekleşti. Hindistan, Şubat ayında İran tankerlerine el koymuş, bu adım Körfez sularında Husi saldırıları, İsrail-İran gölge savaşı ve Batılı deniz varlıklarının yığıldığı bir döneme denk gelmişti. Son İran-BAE saldırıları, özellikle nakliye ve sigorta piyasalarında büyük gerilim yarattı.
Hayati deniz yollarındaki şiddet enerji arzı riskini artırmakta. Hindistan’ın sevkiyat başarısı, deniz yollarının ne kadar kırılgan olduğunu ve İran-BAE gerilimi yükselirse Hindistan dahil tüm enerji ithalatçılarının ciddi tehdit altında olduğunu gösteriyor. Küresel deniz yoluyla taşınan petrolün %30’u, LPG’nin %20’si Hormuz’dan geçiyor. Kalıcı bir kriz, dünya çapında arzı keserken fiyatları da yükseltebilir.
Delhi, Şubat ayındaki tanker krizinden sonra Tahran’la müzakereleri sürdürdü; yetkililer İran tankerlerinin iadesinin gündemde olmadığını söylese de, bu sevkiyatın zamanlaması karşılıklı taviz iddialarını güçlendiriyor. Her iki taraf da insan ve enerji esirlerini siyasi pazarlık kozu olarak kullanmakta.
Operasyonel olarak iki tanker, Hindistan’ın endüstrisi için temel olan 92.000 ton LPG taşıdı. Hormuz geçişinde artırılmış güvenlik önlemleri uygulandı. İran’ın BAE saldırıları sonrası Brent petrolde tekrar yükseliş görülmesi, küresel enerji piyasasındaki kırılganlığı bir kez daha kanıtladı.
Bu gelişme, yeni karşı hamleleri tetikleyebilir veya İran’ın deniz yolları üzerindeki baskısını artırmasına yol açabilir. Hindistan’ın enerji arzı bölgesel hesaplaşmaların yeni oyun alanı haline gelirse, Ortadoğu’da nükleer deniz yarışına ve küresel fiyat şoklarına zemin hazırlanabilir.
Bu tablonun benzeri 1980’lerdeki ‘tanker savaşları’ ya da 2019 İran-İngiltere krizi gibi geçmiş olaylarda görülmüştü. O dönemler uzun vadeli denizcilik ve sigorta zararı doğurmuştu.
Hindistan-İran diplomasi trafiği, Körfez’e giden sevkiyatlarda aksamalar, primli nakliye sigortalarında artış ve çok uluslu deniz müdahalesine dair ilk sinyaller, bölgedeki kırılganlığın artış göstergeleri olarak izlenmeli.
