Orta Doğu’daki gerilimler ve Hürmüz Boğazı’nın neredeyse tamamen kapanması, dünya deniz yoluyla petrol ticaretinin dörtte birinin engellenmesine yol açarken, Çin süratle uzay tabanlı güneş enerjisi istasyonları kurma projesi Zhuri’yi ilerletiyor. Bu sistem, güneş enerjisini jeosenkron yörüngede topluyor ve dünyaya ileterek kara enerji bağımlılığını azaltmayı hedefliyor.
Hürmüz Boğazı'nın stratejik kapanışı küresel enerji güvenliğini tehdit etmekte. Çin, enerji tedariğinde yaşanan risklere karşı kendi bağımsız kaynağını oluşturmak amacıyla uzayda güneş enerjisi programını hızlandırıyor. Çin Mühendislik Akademisi üyesi Long Lehao, projeyi Dünyanın en büyük barajı Üç Boğaz Barajı’nı yörüngeye yerleştirmekle kıyaslayarak büyüklüğünü vurguladı.
Bu gelişme enerji piyasalarını ve Orta Doğu petrol akışını kontrol eden ABD ve Japonya’nın çıkarlarını tehdit ediyor. Çin’in bu adımı, yenilenebilir enerji teknolojilerinde liderlik hedefini ve enerji çeşitlendirme stratejisini ortaya koyuyor.
Zhuri projesi, jeosenkron yörüngede geniş güneş panelleri kurup mikrodalga veya lazerle enerji göndermeyi planlıyor. Proje gigavatlar seviyesinde sürekli temiz enerji sağlamak için uzayda inşaat ve enerji aktarımı teknolojilerinde büyük ilerlemeler gerektiriyor. Yatırım miktarı milyarlarca doları buluyor.
Başarı ile Çin, fosil yakıtlara bağımlılığı azaltıp enerji güvenliğinde devrim yapabilir. Ancak proje, uzayda yeni güç rekabetleri ve güvenlik krizlerine yol açabilir.
