Kanada, sığınmacılar için sert kısıtlamalar getiren C-12 yasasını çıkardı. Bu yasa birçok göçmenin mülteci statüsü talebinde bulunmasını engelliyor. İnsan hakları savunucuları, yasanın mülteci ve göçmen haklarına doğrudan saldırı olduğunu söylüyor.
Yasa, küresel göç krizleri ve sınır güvenliği tartışmalarının arttığı dönemde çıkıyor. Kanada, yasa ile 'düzensiz göç'ü önlemeyi amaçlarken, hak grupları bunun uluslararası sığınma sözleşmelerine aykırı olduğunu vurguluyor. Güvenli olmayan sınır geçişleri yasaklanarak savunmasız çoğunluk etkileniyor.
Stratejik açıdan Kanada’nın bu hamlesi, yumuşak yaklaşımı bırakıp göçmen karşıtı sert politikalar benimseyen Batılı ülkeler arasında yeni bir dönemi başlatabilir. Diğer ülkeler de benzer kısıtlamalar uygulayabilir. Bu gelişme, küresel mülteci koruma normlarını zayıflatıyor ve sorumluluk paylaşımını zorlaştırıyor.
Teknik olarak, C-12 yasası sığınma başvurularının incelenmesini hızlandırıyor ve itiraz haklarını kısıtlıyor. Göçmenlerin sınırda gözlem ve hızlı geri göndermesi artırılıyor. Yasa, düzensiz yollarla gelenlere karşı sıkı önlemler getiriyor.
Bu gelişmenin sonucu olarak, çok sayıda insan yasal koruma seçeneklerinden mahrum kalabilir. Uluslararası toplumun tepkisi ve hukuki mücadele bekleniyor. Ancak yasa, insan haklarından çok sınır güvenliğini önceliklendirerek küresel düzeyde mülteciler için tehlikeyi artırıyor.
