Türkiye'nin Savunma Sanayiindeki Yükselişi
Türkiye'nin savunma sanayii dönüşümü, kısa bir süre içinde bu denli kapsamlı bir biçimde dışa bağımlılığı azaltmayı başaran ender örneklerden birini teşkil etmektedir. 2000'li yılların başında yüzde seksenin üzerinde olan yabancı teçhizat bağımlılığı, yaygın biçimde aktarılan verilere göre günümüzde yüzde yetmişten fazla yerli savunma üretimine dönüşmüş durumdadır; bu rakam, Türkiye'nin yılda iki ila üç milyar dolar düzeyinde seyreden savunma ihracatının güçlü bir onayıdır.
Bayraktar TB2'nin muharebe alanındaki etkisi, savunma sanayii için paha biçilmez bir stratejik iletişim fırsatı yaratmıştır. Orta ölçekli bir ülkenin dünya genelinde ihracat başarısı yakalamış, uygun maliyetli ve kanıtlanmış bir muharebe insansız hava aracı üretebileceği gerçeği, diğer ülkelerin savunma tedarik kararlarını doğrudan etkilemiştir. Akıncı, TB2'nin bu mirasını daha geniş yük kapasitesi, daha uzun uçuş dayanımı ve daha güçlü mühimmat entegrasyonuyla taşıyan bir üst model olarak konumlanmaktadır.
Türkiye'nin kendi savaş uçağını geliştirme çabası; ileri düzey havacılık mühendisliği kapasitesini gösteren Hürjet eğitim uçağı programıyla desteklenerek KAAN projesiyle somut bir yol almaktadır. Türkiye, küresel savunma ihracatçıları arasında üst sıralarda yer almayı sürdürmektedir; Roketsan, Aselsan ve FNSS gibi şirketlerin ürünleri onlarca ülkeye ulaşmaktadır.